DİPLOMALI İŞSİZLER?

Geçende bir üniversitenin mezuniyet törenine davetliydim. Herkes çok heyecanlıydı. Öğrenciler, hocalar, veliler, misafirler vs. verilen emeklerin karşılığı olarak yapılan merasim, umutların yeşermesi ve diplomaların gözyaşları içerisinde kutlanması hayli duygusal bir törendi.

Peki bu kadar umutlarla alınan diplomalara verilecek değer nedir?

Azerbaycan devlet petrol şirketi Socar’ın Türkiye CEO’su Kenan Yavuz, 2015 yılında yaptığı paylaşımlarla ilginç noktalara değinmişti. Tekrar bir hatırlayalım ve göz atalım;

*YÖK denilen kurum aileleri ve çocuklarımızı kandırmaktan vazgeçmelidir. Üniversite bitirip ortalığa dökülen milyonlarca genç var.

*Nitelikli ara iş gücü bulamıyoruz. Üniversite bitirdim diye eline diploma alan, ben ne zaman müdür olacağım demeye başlıyor.

*Buradan YÖK’e sesleniyorum, gelecek üç yıl içinde binlerce meslek eğitimli işçi istihdam edeceğim. Üniversite mezunlarına ise kapım kapalı.

*Ailelere sesleniyorum, Sitcom Üniversitelere çocuklarınızı gönderip hayatlarını karartmayın. İş bulamazlar.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/29490620.asp

Bu mesajlar net ve sert olmakla birlikte aslında gerçeğin ta kendisi. Her şeyden evvel bu kadar açık ve samimi mesajları paylaştığı için Kenan Bey’ i tebrik etmek gerekiyor. Maalesef gerçekler acı ve kimse kimseyi kandırmasın. Bu kadar yüksek nüfus artışı ve genç istihdamın hızına yetişemeyen, deneyimli ve nitelikli nice insanın hak etmediği halde evde oturduğu günümüz koşullarında (farklı yollardan işini halledenleri bir kenara koyarsak) bu rekabete dayanmak için çok çalışmak, geçekten sabırlı ve dirayetli olmak gerekiyor. Acımasız koşullar çoğu gencin hayallerini daha baştan altüst edebilir ve yıkabilir. Hatta iş hayatının beklentileri karşılamaması da ayrı bir hüsran oluşturabilir.

Tüm bunların üstesinden gelebilmek için gençlerimizin bazı tedbirleri erkenden alması gerekiyor. Buna göre farklı olmak kazandırır. Bu sebeple başkalarının denemediği yetenek ve kabiliyetler sizi ön plana çıkarabilir.

Yabancı dil zaten olmazsa olmaz çoğu iş için.

Girişimcilik, gençler için önemli bir kurtuluş olabilir. Bu sebeple kendi başınıza yapamıyorsanız dahi arkadaşlarınızla farklı şeyler denemeye çalışın. Yabancılar bu işi başarıyor ve siz de başarabilirsiniz.

Staj ve part time çalışma önemli bir tecrübedir. İş dünyasını erken tanımanıza ve neyle karşılaşacağınıza dair değerli bir deneyim kazanırsınız.

Vaktinizi boşa geçirmeyin ve zaman hızlı geçer dolayısıyla olumlu çevre edinin ve kişisel gelişiminize önem verin.

Size yararlı bilgiler veren ve olumlu deneyimlerini paylaşanların mutlaka kıymetini bilin. Artık kimse kimseye zaman harcamıyor.

Yurt dışında okuma veya çalışma imkanınız varsa mutlaka değerlendirin. Ufkunuz artar ve kim bilir doğduğunuz yer değil doyduğunuz yer misali hayatınız değişir.

Güveneceğiniz ve birlikte yürüyeceğiniz yol arkadaşlarını iyi seçin. Yanlış tercihler büyük zaman ve emek kaybına yol açar.

Uluslararası firmalar yurt dışı çalışma koşulları sebebiyle tercih edilebilir. Ama unutmayın fırsat yakalamak hiçte kolay değildir.

İnandığınız (ama ayağı yere değen) projeniz varsa asla vazgeçmeyin sabırlı olmak başarı için önemli bir adımdır. Hayalci olmayın ve yaşadığınız koşulları iyi değerlendirin. Değiştiremeyeceğiniz ve imkansız koşullarda başarı gelmez. Başarısız olduğunuzda kendi koşullarınızı değiştirmeniz daha sağlıklı nefes almanızı ve kendinizi yeniden değerlendirmenizi sağlar. Böylece hata yaptığınız konularda ısrarcı olmaz ve gelecek için doğru adımları atmaya çalışırsınız.

Tabi çevre de önemli. Eğer başarılı olmak istiyorsanız iyi bir çevre edinin. Bunun için spor ve hobi faaliyetlerinizi arttırın. Unutmayın zayıf koşullarda başarı zorlaşır.

Daha çok ilave edilecek tavsiye var. Bunun için çok faydalı yazılar ve kitaplar var. Sonuçta ülkemizde en büyük sorun hesapsız ve plansız büyüme olduğundan gelişmiş ülkeler nitelikli iş gücü açığını dışarıdan sağlarken biz ise mevcutlara iş bulamıyoruz. TÜİK Mart 2017 raporuna göre; Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı %21,4’ tür ki resmi rakamlar daima gerçek tablonun altındadır.

Diploma dağıtmak için dağa taşa üniversite açarak binlerce gencimizi hem mağdur ediyoruz hem de eğitim kalitesini düşürerek ülke ekonomisine ayrıca zarar veriyoruz. Kimse kusura bakmasın ama bugün çoğu üniversite mezunu, eskinin lise mezunu ayarında bilgi ve niteliğe bile sahip değil. Bu koşullarda uluslararası alanda rekabet etmemiz ise hiç mümkün değil. Dolayısıyla eğitim ve öğretim kalitesinin acilen artması gerekiyor.

İş dünyası da bu konuda üniversitelere işbirliği çağrısı yapmalı ve destek olmalı. İhtiyacı olan personeli karşılamakta zorluk çeken iş dünyasıyla hayali eğitim veren üniversitelerin müfredatı ve amaçları kesişmeli. Birbirinden kopuk olduğu müddetçe kimse umduğunu bulamayacak.

Ve itiraf edelim ki; Şartlar değişmezse gençlerimiz geleceğimiz değil ancak sırtımızda kambur olacak!…

Advertisements