İMDAT İŞYERİMDE MOBBİNG VAR!

Ülkemizde çok uzun yıllardır mevcut olan ve uğradığı psikolojik baskı sonucu fiziksel sorunların ve psikolojik  rahatsızlıkların mağdurlarına miras olarak kaldığı bir kavramdır mobbing!

Peki mobbing nedir? Kısacası bir işyerinde meslektaşları, astları veya üstleri tarafından taciz, sindirme, rahatsız edilme ve psikolojik baskı görmeyi ifade eder. Hatta buna düşük maaş, atanmama, ağır iş yükü, ücretsiz mesai ve aşırı çalışma, izin kullandırmama vs. gibi haksızlıklar da ilave edilebilir. Örneğin hakkı olduğu halde yükselemeyen veya maaşında haksızlığa uğrayan da bir nevi mobbinge maruz bırakılmaktadır veya buna yol açılmaktadır. Beğenmiyorsan bırak git zihniyeti!

Maalesef mobbing konusunda çoğu işyerleri sözde kurumsal kimlik taşımalarına rağmen kayıtsız ve sorumsuz davranırken mağdur kendi imkanlarıyla sorunu çözmek veya nihayetinde şirketten tası tarağı toplayıp  ayrılmak durumunda kalmaktadır. Failler ise hayasızca ve  pişkince yoluna devam etmektedir. Yapanın yanına kar kalır mantığı!

Mobbingin hemen her yerde görüldüğü aşikardır. Bunun çeşitli sebepleri arasında makam ve mevki rekabeti, kıskançlık, cinsiyet ayrımcılığı, inanç farkı, eğitim ve kültür farkı, iş ahlakı eksikliği, ırkçılık, cinsellik vs. gibi çok farklı ve çeşitli sebeplerden bahsedilebilir.

Bizde iş yapmaktan ziyade iş yapmamak ve hatta yaptırmamak prensip edinildiği için mobbing hedefteki mağdurları harcamak konusunda önemli bir enstrümandır. Yıllardır gördüğümüz ve duyduklarımıza bakarsak tedbir almak konusunda bayağı sınıfta kaldığımız aşikardır.

Mobbing mağdurunun önce arkasının sağlam sonra kuvvetli bir sinir sistemine ve ekonomik koşullara sahip olması gerekir ki önce şirket içinde sonra yasal yollardan ciddi ve uzun süreli bir savaş verebilsin. Aksi takdirde meslek grupları, sendikalar, yönetim, İK, hatta güvendiği iş arkadaşları vs. hepsi duruma seyirci kalabilir ve mağduru tek başına bırakabilir. Neden böyle o da ayrı bir konu? Düşenin dostu olmaz misali!

Mesela mağdur bu sorunu çözmek için şirket içinde bölüm değiştirmek istediği zaman hemen önüne duvar konur. Sanki katolik nikahı yapıldı? Bırakın kişi istediği bölüme gitsin ama yok hayır, yasak! Saçmalığa bak! İşten çıksa sorun edilmez ama bölüm değiştirmeye gelince memleket meselesi olur?

Sen bu elemana dünya masraf ve yatırım yapmışsın. Neden başka bir bölüme geçmesine izin vermiyorsun? Adam esir mi? Neden mağdur olmasına göz yumuyorsun? Neden onu mağdur eden ahlaksızlara ister yöneticisi, ister iş arkadaşı ve ister elemanı olsun, Susuyorsun ve hesap sormuyorsun? Tabi karşı taraf kalabalık ve güçlüyse olan her halukarda mağdura oluyor. Çünkü kimsenin haklıdan yana olma gibi bir iddiası ve ahlaki değeri yok. Mantık şu; Sen sorun çıkarıyorsun demek ki sorunlu sensin anlayışıyla mağdur hem işveren ve hem iş arkadaşları tarafından bir kez daha ağır darbe yer ?

Bakın bizdeki iş dünyası kadar sıkıntılı bir ortam yurt dışında özellikle batıda olsa inanın uluslararası dev şirketler çoktan batardı. Bizdeki kadar hak etmeyen, sonradan görme, kifayetsiz, torpilli ve gözü aç insanlara böyle mevki ve makam verirsen kimden ne bekliyorsun? Adalet mi? Geçiniz bizde kaybeden bile akla hayale gelmeyecek mazeretler üretip kendini kazançlı sanırken bu ortamda ne bekliyoruz? Gemisini kurtaran kaptan!

İş yine dönüyor dolaşıyor önce devlete sonra meslek kuruluşlarına, sendikalara, STK’ lara ve nihayetinde en önemlisi firmalara ve patronlara iş düşüyor. Ey firmalar siz eleman alırken ince eleyip sık dokuyorsunuz ya o zaman sizde elemana sözlü ve yazılı taahhüt edeceksiniz. Şayet işyerinde mobbing uygulanırsa her türlü hakkı korunacaktır ve konu araştırılarak failleri bir an evvel cezalandırılacaktır diye. Var mı böyle bir taahhüt? Yok tabi o zaman laf değil yazı önemli. Söz uçar yazı kalır misali!

Biz kurumsal firmayız yok uluslararası firmayız yok şuyuz buyuz geçiniz bunları. Bunlar içi boş kavramlar! Kusura bakmayın gidin bakalım yurt dışındaki yasalara bizdeki iş hayatında yaşananlar orada olsa kimler yerinden oynar veya hemen atılır? CEO’ yu bile gönderirler hem de hiç gözünün yaşına bakmazlar. Bizdekiler ise çoğunlukla seyirci kalır ve kılını kıpırdatmaz. Anlı şanlı nice patron ve yöneticimizin harcadıkları bir çok mağdur eski dosyaların kara sayfalarında vardır! Biraz cesaretleri ve onurları varsa anılarında gerçekleri yazsınlar?

Bakmayın burası çiftlik! Aydınlanma ve uyanma olmadığı müddetçe herkes başının çaresine baksın. Mağdurlar iş arkadaşlarından boşuna yardım ve medet ummasın. Çoğu zaten köle ve hissiyatsız olmuş durumdalar. Görürler, duyarlar ve bilirler ama susarlar. Sorsan ne yapalım ailemiz var çoluk çocuk var yada başka iş yok vs. gibi bir sürü bahane uydurulur. Maalesef dik duran karakterli ve güvenilecek adam kolay bulunmuyor. Bulursanız da zaten hiç bırakmayın!

Mağdur olanlara yegane tavsiyem eğer mücadele edecek imkanınız varsa ve kaderinize razı değilseniz haklarınızı sonuna kadar arayın ama elinizde somut ve geçerli deliller olsun. Şayet ayrılmayı dahi göze alıyorsanız maddi ve manevi dava açabilirsiniz. Öncesinde tazminatlar ve haklar nedir bir araştırın? Komik rakamlar ve cezalar varsa boşuna cepten ve zamandan gider. O da ibretlik ayrı bir konudur tabi?

Bunun dışında işe yarayacağını çok düşünmemekle birlikte şansınızı denemeniz ve belki birileri insafa gelir diye ilgili firmanın varsa yurt dışı merkezine ve üst düzey yöneticilerine durumu şikayet ederek bildirebilirsiniz ama konu döner dolaşır yine yerel merkeze gelir? Eğer firma yerliyse yine patron veya üst düzey yöneticilerle görüşün yada yazışın. Ancak tüm bu görüşmeleri mutlaka kayıt altına alın. Mesela mail veya noterden yazışmalar vs. önemli delil olur. Zaten ihtar vb. verilirse bunlara verdiğiniz cevaplar dolayısıyla tüm resmi yazışmalar faydalı olacaktır.

Ses ve görüntü kayıtları için dikkat edin zira suçlu duruma düşebilirsiniz. Konuyla ilgili deneyimli bir hukukçudan destek alın. Öyle ki konuyla ilgili etrafınızdan araştırarak hukuk desteği almanız size büyük rahatlık ve avantaj sağlayabilir. Deneyimli avukatlar özellikle tercih edilmelidir. Şunu unutmayın yargı süreci uzun sürebilir keza maddi ve manevi yıpratıcı olabilir. Detaylı bilgi almakta fayda var.

Devletin ilgili bakanlıklarının yasal eksiklikleri acilen gidermesi, ilgili davaların kısa sürede sonuca bağlanması, suçlulara ağır ve caydırıcı cezalar verilmesi şarttır. Keza mobbing yapana herhangi bir yaptırımda bulunmayan ve duruma kayıtsız kalan firmalara da ciddi ve ağır cezalar verilmelidir. Bu tür çağ dışı ve hayasız davranışlar iş dünyasının gündeminden düşmelidir. Unutmayalım ki eğer adalet herkese adil ve eşit uygulanırsa sorunlar kolay çözülür ve aşılır.

Son olarak kimse mağdur olmak istemez ama olur da başınıza mobbing gelirse Allah yardımcınız olsun. Ümidinizi asla yitirmeyin elbet bir çıkış bulunur! Belki zaman geçer ve para gider ama en önemlisi hiç kuşkusuz sağlık ve sağlığınızı asla kaybetmeyin!

Advertisements