İŞ ARAYANLAR İÇİN YURTDIŞI

Zaman zaman çiçeği burnunda yada üç beş yıllık iş tecrübesine sahip çalışan yada işsiz genç arkadaşlar kariyer ve iş dünyasındaki sorunlarla ilgili danışıp bilgi almak istiyorlar. Vaktimiz elverdiğince ve elimizden geldiğince yardımcı olmaya ve ufuklarını açmaya çalışıyoruz. Zira bizim zamanımızda yol gösterecek adam pek yoktu şimdi en azından tek başınıza bile kalsanız internette dünya kadar paylaşım var. Amacınıza, bilgi ve becerinize göre bir yol seçmek ise size kalmış durumda. Ancak bunu yaparken çok fazla zaman israfı yapmayın. Zira dönüşü kolay olmayan bir yola girerek veya sapa yollarda düşündüğünüzden çok daha fazla vakit kaybedebilir hatta geriye dönmek için oldukça geç kalabilirsiniz.

Şimdi bilgi almak isteyenin samimiyeti ve niyeti çok önemli zira günümüzde eş dost akrabadan (ki bazılarının kendisine hayrı yoktur!) torpilli değilseniz, ayak oyunlarıyla bir yerlere varmak istemiyorsanız ve maddi imkanlar çok iyi değilse illaki iş dünyasının acımasız koşulları altında ezilmeye mahkumsunuz. Peki hiç çıkış yok mu?

Elbet var ama bu size bağlı? Eğer kişiliğiniz darbelere karşı dayanıklıysa, sabırlıysanız, güçlüyseniz size karşı yapılan tüm haksızlıklara ve baskılara dayanabilirseniz, yeri gelir kural dışı yaklaşımlara karşı mücadele edebilirseniz illa ki ayakta kalırsınız. Ancak ayakta kaldığınızda nerede ve ne şekilde durduğunuz önemli yani hala başladığınız noktaya yakın mısınız? Yada hatırı sayılır olumlu bir mesafe kat edebildiniz mi? Tabi bu yolda uğradığınız fiziksel ve psikolojik hasar da cabası!…

Şayet bu mücadelede hasbelkader bir yerlere gelmek haricinde daha önceden düşündüğünüz hedeflere çizgi ve seviyenizi düşürmeden, bel aşağı vurmadan ve eş dost akraba yardımı olmadan ulaşabiliyorsanız zaten size şapka çıkarıp alkış tutmak ve saygı duymak gerekiyor.

Ama kendinizi böyle bir mücadeleye hazır hissetmiyorsanız veya denediniz baktınız ki kural nizam hak getire yada siz bu mücadeleyi veremeyeceksiniz o zaman siz ekmeğinizi başka yerde arayacaksınız ki artık bu ülke sınırlarını aşmanız gerekiyor.

Peki gelelim asıl soruya; Çözüm ne? Tabi ki ve malesef çözüm yurtdışı!…

Aslında yurtdışına ne kadar erken giderseniz o kadar başarılı olursunuz zira dil ve kültür sorunları çok daha kolay aşılır. Ama 50’ sinde gidip yerleşen ve iş açan da var. Biz yasal yollardan olasılığı yüksek olan ve tercih edilenleri aşağıda kısaca değerlendirelim.

Yurtdışına gitmenin en kolay yolu yabancı dil öğrenmek veya MBA gibi eğitim amaçlı gitmektir. Bu şekilde gittiğiniz ülkede hem lisan daha iyi olur hem de (Türkiye’ deki hangi üniversiteyi bitirirseniz bitirin) yapacağınız MBA’ e göre iş bulmanız çok daha kolay olur.

Peki MBA yapmadan iş bulunamaz mı? İş bilgisi ve tecrübesi çok önemli. Mesela yazılım konusunda spesifik bir bilgi ve tecrübeniz varsa sizi işe alma olasılıkları çok yüksektir. Örneğin geçmişte ERP bilenler bu konuda ciddi fırsat yakalıyordu. İş’ te çalışırken de MBA yapabilirsiniz ki bu size ayrıca zaman tasarrufu sağlar.

Şayet yurt dışında aile ve akraba varsa o da sizin için önemli bir fırsattır. Çünkü barınma ve diğer yaşamsal ihtiyaçlarınız çok kolaylaşır ve önemli avantaj kazanırsınız. Unutmayın onların tecrübesi ve yönlendirmesi de size çok yarar sağlar. Daha kısa sürede intibak etmeniz ve iş bulmanız kolaylaşır.

Bir diğer seçenek de göçmen olarak başvurmaktır. İstenen kriterlere sahip olursanız ve kabul edilirseniz gittiğiniz ülkede  uzun bir zaman sıkıntısız iş arayabilir ve vize sorunu olmadan yaşayabilirsiniz. Vatandaşlık almak bulunduğunuz ülkede hayat koşullarınızı ve öz güveninizi arttıracaktır. Olası sorunları daha kolay aşarsınız. Evlilikte bu kapsamda değerlendirilebilir. Unutmayın kaçak yaşamak daima risk içerir.

Keza uluslararası firmalarda çalışırken farklı ülkelerde çalışma imkanı çıkabilir. Başvurup değerlendirmek gerekir. Yada yabancı bağlantılarınızla olumlu ilişkilerinizi kullanarak bu şekilde transfer olabilirsiniz. Şu an yurt dışında çalışanların bir kısmı bu imkanlardan yararlanmıştır.

Global iş sitelerine başvurmak ve/veya ilgilendiğiniz firmaların sitelerinden eleman arayışlarını kontrol etmek size yeni bir kapı açabilir. Şayet yeterli bilgi ve tecrübeye ve telefonda mülakat yapabilecek kadar yabancı dile hakimseniz başarılı olabilirsiniz.

Hangi ülkeye, hangi dile ve hangi kültüre sempati duyuyorsanız hedeflerinizi buna göre belirleyin ancak gideceğiniz ülkenin ekonomik koşullarını da mutlaka iyi araştırın. Mesela güçlü bir ekonomiye sahip Çin’ de yada yakınındaki Güney Kore, Singapur veya Hong Kong gibi ülkelerde bulunmak ülkenizle olası ticari bağlantıları yönetmenizi de sağlayabilir.

Avrupa eskisi gibi cazip olmamakla birlikte hala bizden çok iyi durumdalar. Keza ABD, Kanada, Avustralya hatta Yeni Zelanda her daim tercih edilebilecek ülkeler olarak görünüyor.

Bu saydıklarımız arasında özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’ daki ülkelerin en büyük avantajı iş ve yaşam kalitesinin çok tatmin edici düzeyde olmasıdır. Şayet her şey yasal ise (kaçak çalışmıyorsanız) kimse size zorla (ve ücretsiz) mesaiye kalmanız için baskı yapamaz. İş şartları ve çalışma saatleriniz bellidir. Eğer farklı bir uygulama olursa (mobbing) yasal olarak daha etkin sonuç alırsınız. Hobilerinize ve özel hayatınıza daha çok zaman ayırabilirsiniz. Yaşam standartlarınız daha yüksek olur. İşsiz kaldığınızda iş bulmak süreci daha kısa olur vs. Tüm bu şartları göz önüne aldığımızda yurt dışında çalışmak ve yaşamak mantıklı bir tercih durumundadır.

Unutmayın bilgi, tecrübe ve eğitiminizin seviyesi arttıkça saygınlığınız ve talebiniz artar. Ekonomik koşullarınız yükselir. Bir gün ülkenize geri dönmek zorunda kalırsanız daha donanımlı ve iyi şartlarda çalışma şansınız artar. Garanti demek yanlış olur çünkü bu kadar işsiz ve genç emeklinin olduğu bir ülkede garantili iş bulmak hiç kolay değil. Ama artılarınız avantaj sağlar.

Tabi tüm bu tavsiyelerim hayatını doğru ve dürüst bir yolda yaşamak isteyenler için. Diğerleri zaten kendi oyunları ve sinsi planlarıyla amaçlarına farklı yollardan gidecektir. Size düşen böyle kişilerden uzak durmak ve onlara asla koz vermemektir. Eğer paçanızı bir kere kaptırırsanız bedeli ağır olur öyle ki sizi de kullanır ve kolayca harcarlar. Gerek hayatta ve gerek iş dünyasında altın kural önce insan tanımaktır. Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim atasözü boşuna değildir!

Sonuçta hayat sizin hayatınız. Eğer ayağınız yere sağlam basıyorsa ve hayalleriniz ulaşılamayacak değilse iyi düşünün ve iyi karar verin. Hayat aslında düşündüğünüzden kısa ve kalbinizi dinleseniz bile yine mutlaka akıl ve mantığınızla hareket edin. Başarılı olmak sizin elinizde. Beklentilerini ve hedeflerini iyi ölçen ve yol haritasını iyi çizen mutlaka başarılı olur. Günübirlik yaşayan ise ancak o günü kurtarırken kendini iş dünyasının ve hayatın bilinmeyen dalgalarına bırakır ve sürüklenerek gider.

Tavsiye dinlemek isterseniz unutmayın ki hayatta sadece kazananların değil kaybedenlerin de çok çarpıcı ve etkileyici hikayeleri vardır. Eğer niyet ve yaklaşımında samimi kişileri bulursanız kaçırmayın ve mutlaka dinleyin zira çok şey öğrenirsiniz. Önemli olan kendi payınıza doğru tespitleri yapmak ve gerekli dersleri çıkarmaktır!

Advertisements

DİPLOMALI İŞSİZLER?

Geçende bir üniversitenin mezuniyet törenine davetliydim. Herkes çok heyecanlıydı. Öğrenciler, hocalar, veliler, misafirler vs. verilen emeklerin karşılığı olarak yapılan merasim, umutların yeşermesi ve diplomaların gözyaşları içerisinde kutlanması hayli duygusal bir törendi.

Peki bu kadar umutlarla alınan diplomalara verilecek değer nedir?

Azerbaycan devlet petrol şirketi Socar’ın Türkiye CEO’su Kenan Yavuz, 2015 yılında yaptığı paylaşımlarla ilginç noktalara değinmişti. Tekrar bir hatırlayalım ve göz atalım;

*YÖK denilen kurum aileleri ve çocuklarımızı kandırmaktan vazgeçmelidir. Üniversite bitirip ortalığa dökülen milyonlarca genç var.

*Nitelikli ara iş gücü bulamıyoruz. Üniversite bitirdim diye eline diploma alan, ben ne zaman müdür olacağım demeye başlıyor.

*Buradan YÖK’e sesleniyorum, gelecek üç yıl içinde binlerce meslek eğitimli işçi istihdam edeceğim. Üniversite mezunlarına ise kapım kapalı.

*Ailelere sesleniyorum, Sitcom Üniversitelere çocuklarınızı gönderip hayatlarını karartmayın. İş bulamazlar.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/29490620.asp

Bu mesajlar net ve sert olmakla birlikte aslında gerçeğin ta kendisi. Her şeyden evvel bu kadar açık ve samimi mesajları paylaştığı için Kenan Bey’ i tebrik etmek gerekiyor. Maalesef gerçekler acı ve kimse kimseyi kandırmasın. Bu kadar yüksek nüfus artışı ve genç istihdamın hızına yetişemeyen, deneyimli ve nitelikli nice insanın hak etmediği halde evde oturduğu günümüz koşullarında (farklı yollardan işini halledenleri bir kenara koyarsak) bu rekabete dayanmak için çok çalışmak, geçekten sabırlı ve dirayetli olmak gerekiyor. Acımasız koşullar çoğu gencin hayallerini daha baştan altüst edebilir ve yıkabilir. Hatta iş hayatının beklentileri karşılamaması da ayrı bir hüsran oluşturabilir.

Tüm bunların üstesinden gelebilmek için gençlerimizin bazı tedbirleri erkenden alması gerekiyor. Buna göre farklı olmak kazandırır. Bu sebeple başkalarının denemediği yetenek ve kabiliyetler sizi ön plana çıkarabilir.

Yabancı dil zaten olmazsa olmaz çoğu iş için.

Girişimcilik, gençler için önemli bir kurtuluş olabilir. Bu sebeple kendi başınıza yapamıyorsanız dahi arkadaşlarınızla farklı şeyler denemeye çalışın. Yabancılar bu işi başarıyor ve siz de başarabilirsiniz.

Staj ve part time çalışma önemli bir tecrübedir. İş dünyasını erken tanımanıza ve neyle karşılaşacağınıza dair değerli bir deneyim kazanırsınız.

Vaktinizi boşa geçirmeyin ve zaman hızlı geçer dolayısıyla olumlu çevre edinin ve kişisel gelişiminize önem verin.

Size yararlı bilgiler veren ve olumlu deneyimlerini paylaşanların mutlaka kıymetini bilin. Artık kimse kimseye zaman harcamıyor.

Yurt dışında okuma veya çalışma imkanınız varsa mutlaka değerlendirin. Ufkunuz artar ve kim bilir doğduğunuz yer değil doyduğunuz yer misali hayatınız değişir.

Güveneceğiniz ve birlikte yürüyeceğiniz yol arkadaşlarını iyi seçin. Yanlış tercihler büyük zaman ve emek kaybına yol açar.

Uluslararası firmalar yurt dışı çalışma koşulları sebebiyle tercih edilebilir. Ama unutmayın fırsat yakalamak hiçte kolay değildir.

İnandığınız (ama ayağı yere değen) projeniz varsa asla vazgeçmeyin sabırlı olmak başarı için önemli bir adımdır. Hayalci olmayın ve yaşadığınız koşulları iyi değerlendirin. Değiştiremeyeceğiniz ve imkansız koşullarda başarı gelmez. Başarısız olduğunuzda kendi koşullarınızı değiştirmeniz daha sağlıklı nefes almanızı ve kendinizi yeniden değerlendirmenizi sağlar. Böylece hata yaptığınız konularda ısrarcı olmaz ve gelecek için doğru adımları atmaya çalışırsınız.

Tabi çevre de önemli. Eğer başarılı olmak istiyorsanız iyi bir çevre edinin. Bunun için spor ve hobi faaliyetlerinizi arttırın. Unutmayın zayıf koşullarda başarı zorlaşır.

Daha çok ilave edilecek tavsiye var. Bunun için çok faydalı yazılar ve kitaplar var. Sonuçta ülkemizde en büyük sorun hesapsız ve plansız büyüme olduğundan gelişmiş ülkeler nitelikli iş gücü açığını dışarıdan sağlarken biz ise mevcutlara iş bulamıyoruz. TÜİK Mart 2017 raporuna göre; Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı %21,4’ tür ki resmi rakamlar daima gerçek tablonun altındadır.

Diploma dağıtmak için dağa taşa üniversite açarak binlerce gencimizi hem mağdur ediyoruz hem de eğitim kalitesini düşürerek ülke ekonomisine ayrıca zarar veriyoruz. Kimse kusura bakmasın ama bugün çoğu üniversite mezunu, eskinin lise mezunu ayarında bilgi ve niteliğe bile sahip değil. Bu koşullarda uluslararası alanda rekabet etmemiz ise hiç mümkün değil. Dolayısıyla eğitim ve öğretim kalitesinin acilen artması gerekiyor.

İş dünyası da bu konuda üniversitelere işbirliği çağrısı yapmalı ve destek olmalı. İhtiyacı olan personeli karşılamakta zorluk çeken iş dünyasıyla hayali eğitim veren üniversitelerin müfredatı ve amaçları kesişmeli. Birbirinden kopuk olduğu müddetçe kimse umduğunu bulamayacak.

Ve itiraf edelim ki; Şartlar değişmezse gençlerimiz geleceğimiz değil ancak sırtımızda kambur olacak!…