RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK VE KUTLU OLSUN

ramazan-bayramının-önemi

Takvimde en uzun süreye sahip bayramlar dini bayramlardır. Ancak bayramlar yaz günlerine denk gelince insanların ilk düşündüğü şey bayramı nasıl bir tatil fırsatına dönüştürebileceğidir. Tabi durum böyle olunca bayramların da pek bir manevi anlamı kalmamaktadır.

Yine bir Ramazan ayını güzellik ve bereket içerisinde geçirdik. Oruç tutan insanların sabrının mükafatı Ramazan bayramı işte geldi. Bayram deyince kendi çocukluğum aklıma gelir. İnsanlar bugünkü gibi sağa sola gitme düşüncesinde olmadığından bayramın ayrı bir anlamı ve maneviyatı olurdu.

368366

Bayram namazıyla erkenden başlayan gün ailenin birlikte olduğu güzel bir kahvaltıyla keyfe dönüşürdü. Daha sonra ziyaretler başlardı. Aslında herkes birbiriyle zaten sık görüşürdü çünkü televizyonlar insanları eve hapsetmemişti ama söz konusu bayram olunca herkes farklı bir hale bürünürdü. Yeni kıyafetler, aile gezmeleri, ikramlar, çocuklara bayram harçlıkları yada mendil hediye etmeler vs. derken birlikte güzel sohbetler edilir ve güzel zamanlar geçirilirdi.

Tabi bayramı keyifli ve lezzetli kılan diğer bir önemli faktör ise insanların şimdiki gibi maddiyatçı olmamalarıydı. Günümüzde maddiyat, kıskançlık ve bencillik bırakın bayram yapmayı ve yaşamayı neredeyse eş, dost ve akraba arasında gizli güç savaşlarına, küskünlüklere ve tamir edilemez nifaklara yol açtı. İşin üzücü yanı geçmişte bu güzel bayramlara tanık olan ve bizzat içerisinde yer alanlar günümüzde tamamen farklı ve zıt davranışlar içerisine girdiler. Bu yüzden kapılar kapandı, aile ve akrabalar birbirinden koptu sonuçta bayramlar fiilen bitme noktasına geldi. Belki Anadolu’ da hala eski bayramlar yaşanıyor olabilir ama büyükşehirlerde bu güzel gelenek kimliğini ve özelliğini kaybetti.

3110705-fotokritik-fotografi

Eskiden bayramlarda önce yaşça büyüklerden küçüklere doğru bir silsileyle ziyaretler yapılırdı. Ailenin büyüğü en çok ziyaretçiye sahip olurdu ve dolayısıyla ilk gün en kalabalık yer aile büyüğünün eviydi. Öyle ki gelenlerin sevgi ve saygısından, aile büyüğünün mutluluğu gözlerinden okunurdu. Gelenlere günler öncesinden hazırlanan ikramlar yapılır şayet kalabalık çok çoğalırsa ilk gelenler müsaade ister ve diğer ziyaretlere geçerdi. Bayramın ilk günü genelde büyüklere gidilir ve kalan diğer günlerde ise iade-i ziyaretler beklenirdi. Keza bu zaman zarfında mezarlık ziyaretleri yapılır, vefat edenler rahmetle ve duayla anılırdı.

Çocuklar bayramlarda harçlık, şeker ve çikolatadan fazlasıyla nasibini alırdı. Yeni kıyafetleri büyükleri tarafından övgü alınca ayrı bir mutluluk duyarlardı. Tabi bayram harçlığı işin en keyifli yanıydı. Bu vesileyle bizleri küçükken mutlu eden ve Hakkın rahmetine kavuşan büyüklerimize Allah rahmet eylesin ve mekanları cennet olsun. Hayatta olanlara da Allah mutlu ve sağlıklı nice uzun ömürler versin.

ANTALYA'DA HER BAYRAM ONCESI OLDUGU GIBI KURBAN BAYRAMI AREFESINDE DE MEZARLIKLAR KABIR ZIYARETI YAPANLARLA DOLDU TASTI.(FOTO:ANTALYA-DHA)

Bizler şanslıydık zira bu güzel bayramlara tanık olduk ve yaşadık ancak şimdikiler ve bundan sonraki nesil için bu güzel gelenekler acaba yaşar ve yaşatılır mı? Şunu kabul edelim ki bayramların tatil olarak değerlendirilmesini önlemek  artık mümkün değil. Ama takvim kışa doğru geldikçe insanlar tatil yerine evde kalmayı tercih edebileceğinden bayramlar belki yeniden hatırlanabilir.

Büyüklerimizi hatırlamak ve küçükleri sevindirmek için dini bayramların önemi çok büyüktür. Kim bilir sizlerde yaşlandığınızda ve evlere yada huzur evlerine hapsolduğunuzda hatırlanmanın ne kadar güzel bir duygu olduğunu daha iyi anlarsınız. Dolayısıyla bayramı bu manada bir fırsat olarak değerlendirmekte büyük yarar var. Bu vesileyle herkese mutlu ve hayırlı bayramlar dilerim.

kayseride_yasli_nufus_yuzde_76_1426752069

 

Advertisements

KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN

Kadir-Gecesiniz-Mübarek-Olsun

Maddi ve manevi pek çok hikmet ve rahmeti, bereket ve mağfireti bünyesinde barındıran Ramazan ayında yer alan, Yüce Yaratan’ın insanlığa kurtuluş çağrısı olan Kur’an’ın indirilmeye başlandığı, esenlik ve güvenliğin her tarafa yayıldığı, sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu gece…Leyle-i Kadir…Kadrü kıymet bilme, Rabbimizin bizlere sunduğu sayısız nimetlerin farkında olma zamanı…

“Gerçek biz onu Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin (o büyük fazl-u şerefini) sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Onda melekler ve Rûh, Rablerinin izni ile, herbir iş için iner de iner. O (gece) tan yeri ağarıncaya kadar bir selamdır”. (Kadir, 97/1-5)

Peygamber Efendimiz “faziletine inanarak ve sevabını da yalnız Allah’tan umarak Kadir gecesini güzel amellerle geçirenlerin geçmiş günahlarının bağışlanacağı” (Buhârî, İman, 25, 27, 28; Müslim, Müsafi rîn, 173-176) müjdesini vermekte ve bu gecede “Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle” (Tirmizi, Deavat, 84; İbn Mâce, Dua, 5)diyerek dua etmemizi tavsiye etmekte…

Kadir Gecemiz mübarek olsun. Bu gece, Rabbimiz katındaki kadrimizin yücelmesine vesile olsun.

Kaynak: http://www.diyanet.gov.tr

 

YUNAN RULETİ

LON815-629_2015_194111_hd-878x494

Meşhur Rus ruleti, Yunanistan Başbakanı Çipras sayesinde Yunan ruletine dönmüş durumda. Uzun zamandır mirasyedi gibi Avrupa Birliği’ nin verdiği paraları ve yardımları har vurup harman savuran Yunanlılar rüyadan uyanıp gerçeklerle yüzleşince neye uğradıklarını şaşırdılar. Düne kadar Avrupa’ nın şımarık çocuğu muamelesi gören, bundan faydalanarak durumu idare eden ve imkanlarından çok daha lüks bir hayat süren Yunanlılar, paralar suyunu çekince ve kemer sıkmaya başlanınca paniğe ve şoka girdiler.

Kemer sıkmaya alışık olmayan Yunanlılar, genel seçimde hislerine tercüman olan Çipras’ a güvenerek onu Başbakan seçtiler. Çipras ve ekibi fazlasıyla rahat tavırlarıyla sanki ülkenin hiç 323 milyar Euro’ luk dış borcu yokmuş gibi Avrupa’ lı patronlarıyla dans etmeye ve dalga geçmeye başlayınca Alman Başbakanı Merkel’ in başı çektiği patron grubunu bayağı kızdırdı. Çünkü karşılarında ciddi bir muhatap arayan Avrupa’ lılar böyle rahat bir tavırdan hatta laubalilikten hiç memnun kalmadı. Yıllar içinde kendi elleriyle Yunanistan’ ı bu duruma getiren ve tembelliğe alıştıran Avrupa’ lı patronlar ile Yunanlılar arasında şimdi sirtaki oynanmaya başlandı.

Sirtaki_at_Accroches_coeurs

Çipras ilk başlardaki rahat tavırlarının ve söylemlerinin karşılığında taviz koparacağını sanırken köşeye sıkışınca havlu atmak yerine hemen referandum kartına başvurdu. Çipras, sandıktan çıkan %61′ lik hayır oyları sayesinde Yunan halkının desteğini aldığı mesajını vermek isterken Avrupa’ lı liderler bu baş ağrısı meseleyi nasıl halledeceklerini kara kara düşünüyorlar.

Yunanistan haricinde şu an hiç kimse bu durumdan memnun değil ama bunu itiraf etmekte zorlandıklarından ve her şeyden evvel batan paraları nasıl kurtaracaklarını düşündüklerinden Uluslararası kamuoyunda garip bir sessizlik hakim. Sert demeçlerden ve keskin tepkilerden kaçınılıyor.

IMF’ ye göre sadece gelecek 3 sene içinde Yunanistan’ ın en az 60 milyar Euro finansmana (10 milyarı acilen) ihtiyacı var. Toplamda 323 milyar Euro gelen borcun ise 240 milyarı Avrupa’ ya ait. Burada  en büyük borç 68 milyar Euro ile Almanya’ ya ait. Onu 43.8 milyar Euro ile Fransa, 38.4 milyar Euro ile İtalya, 25 milyar Euro ile İspanya, Hollanda 13,4 milyar Euro, İngiltere 10,8 milyar Euro, Belçika 7,5 milyar Euro, Avusturya 5,9 milyar Euro, Finlandiya 3,7 milyar Euro ile takip ediyor. Yunanistan’ ın IMF’ ye borcu ise 21.4 Milyar Euro.

11 milyona yakın nüfusu ve 186.5 milyar Euro GSYH ile neredeyse uçan kuşa borçlu olan Yunanistan’ da kişi başı borç yaklaşık 30,000 Euro’ ya denk geliyor.

XPK102-626_2015_191943_hd-878x494

Üretmeden tüketmenin ibretlik bir örneği olan Yunanistan’ ın çoktan battığı halde neden bu kadar finanse edildiği ise ayrı bir soru? Şayet Yunanistan’ a taviz verilirse borçlu olan diğer ülkeler için emsal teşkil edeceğinden yeni bir akım ve sorunlar silsilesi de doğabilir. Bu da alacaklı ülkelerde ciddi bir sorun oluşturacağından böyle bir senaryonun gerçekleşmesi istenmiyor. Ancak Yunanistan kendi durumunu şantaj malzemesi olarak kullanıp “biz zaten batmışız o zaman siz de bu faturaya katlanın yada bizi rahat bırakın biz kafamıza göre takılalım” zihniyetiyle yola devam etmek istiyor. Bu alışılmadık tutum ve durum dünya piyasalarında umulmadık sorunlar oluşturacağından bu duruma göz yumanlar nasıl bir yumuşak geçiş yapılacak ve orta yol bulunacak kara kara bunu düşünüyorlar.

Yunanistan’ ın niyeti ise açık ve mümkün mertebe borçlarının üzerine çizik attırmak yani sildirmek kalanı için ise Avrupalıların değil kendi önerdikleri plana göre hareket etmek ki burada açıkça ifade edilmiyor ama borç ödeyecek imkanları zaten olmadığından borcu borçla çevirmek ve vade sürelerini uzatmak istiyorlar.

287630_66914386

Yıllarca yan gelip yatan ve bize örnek gösterilen Yunanistan’ ın nasıl bu günlere geldiği ve sözde refahın gerçek yüzü ortaya çıktı. Kurtuluş savaşından sonra (komşuluğumuz süresince) Kıbrıs harekatıyla askeri olarak karşı karşıya geldiğimiz Yunanistan aslında hiçbir dönemde bize karşı olumlu düşünmedi. Zeytin dalı edebiyatı ve siyasetiyle kendimizi kandırdığımız dönemler dahil olmak üzere ne zaman Avrupa’ yla ilişkilerimizi geliştirmek istesek önümüzde ilk önce Yunan engelini bulduk. Belki de bahane edildi. Ege denizi ve adaların bitmeyen tartışmaları, kıta ve hava sahanlığı sorunları, yasadışı örgütler vs. derken Kıbrıs sorunu altında Helen zihniyetinin hayalleri bizi hep taciz etti.

Oluşan durumda tabi tüm dünya gibi bizde gelişmeleri ilgi ve merakla izliyoruz. Ancak diğer taraftan kendi durumumuzu da gözden geçirmeliyiz. Zira olası ekonomik sorunların global etkileri bize de sirayet edebilir. Bu durumda gelişmekte olan ve ciddi göç tehlikesi altında kalan bir ülke olarak şimdiden gerekli tedbirleri düşünerek her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız. Halihazırda zaten olası erken seçim hazırlığı yapılan bir ülkede oluşan siyasi boşluk yüzünden mevcut otoritenin Yunanistan krizi ve devam eden ekonomik durgunluğu göz önüne alarak gerekli tedbirleri elden bırakmaması gerekiyor.

A European Union (EU) flag, left, and Greek national flag fly near the Parthenon temple on Acropolis hill in Athens, Greece, on Monday, Oct. 31, 2011. Europe's plan to solve the region's debt crisis made credit-default swaps covering Greece "ineffective," Moody's Investors Service said. Photographer: Angelos Tzortzinis/Bloomberg via Getty Images

Eskiden borcunu ödemeyenlerin mal varlığına el konurdu ama günümüzde bunu yapmak neredeyse imkansız özellikle devletler söz konusu olunca. Ancak savaş koşullarında bu geçerli olabilir. Ona da imkan olmadığına göre Yunanistan, Avrupa birliğiyle anlaşsa bile kaçınılmaz son belli ve er geç acı reçete önüne konacak. Şayet Yunanistan tehdit ve şantajda ileri gidip Avrupa birliğine rest çeker yada karşı çıkarsa ne olacak? Çok düşük bir seçenek ancak böyle bir durum olursa kaderiyle yüzleşmek durumunda kalacak. Yanaşabileceği Rusya ve Çin gibi ülkeler geçici olarak destek verebilir ama onların koşulları ve beklentileri de farklı ve ağır olacak. Böyle bir senaryo ise Avrupa ve ABD’ nin hiç de istemediği bir durum. Kısacası dünya siyasetinde ve ekonomisinde ilginç bir örnekle karşı karşıyayız burada yapılacak sürpriz hamleler hem Avrupa hem de Dünya siyaseti ve ekonomisinde yeni sayfalar açılmasına yol açabilir.

Şu an seyirci olarak olan biteni izleyenlerse, iş kendilerine dokununca sahaya inmek durumunda kalabilir. Her şeye hazırlıklı olmak lazım. Belli olmaz pusuda bekleyenler için yeni fırsatlar bile çıkabilir nede olsa batan geminin malları bunlar!

eu2

ACUN’ UN ŞİFRELERİ

2014-survivorin-birincisi-belli-oldu-birinci-kim-oldu-buyuk-final086698964e9b918a0188

Türk televizyonlarında rating açısından en başarılı programlara kimin imza attığını uzun uzadıya düşünmeye hiç gerek yok. Bu sebeple İş ve TV dünyasının, son yıllarda başarılarını özellikle incelemesi gereken önemli bir isim var. Sanırım tek bir isim üzerinde hepimiz hemfikiriz; Acun Ilıcalı.

Parmak arası terliği, şortu ve genelde siyah renkte giymeyi tercih ettiği tişörtleriyle özdeşleşen Acun’ un hayatı incelendiğinde TV macerasından evvel çeşitli trajediler ve tecrübeler yaşamış bir kişi karşımıza çıkıyor. İş hayatında girişimci olarak başladığı ticarette başarısız olan ama spor muhabirliğiyle yola çıktığı TV dünyasında yıllar geçtikçe farkını ortaya koyan Acun ekranlarda “Acun Firarda” adlı özgün programıyla geniş kitlelerce tanınmaya başladı. Daha sonra kendi deyimiyle neredeyse kalkması an meselesiyken son bir hamleyle yayınlanmaya devam eden  “Var mısın Yok musun” yarışması kariyerinin dönüm noktası oldu. Bu program ile büyük bir başarıya imza atan ve yıldızı tamamen parlayan Acun, yıllardır ekranlara getirdiği “Survivor” ile imzasını attığı zirvenin yine keyfini çıkarıyor.

survivor_all_star_2015_2_bolum_full_hd_23_subat_2015_seyret_h285833_ba861

Muhabirlik, sunuculuk, yapımcılık ve son olarak kanal sahibi olarak çıktığı medya yolunda verdiği zorlu mücadele, onun başarısını ve önlenemeyen yükselişini bir kez daha tescil etti. Kim bilir belki yıllar sonra TV dünyamızın kilometre taşları sayılırken Acun öncesi ve sonrası ayrı bir yer tutacak?

Kendisini kişisel olarak tanımam. Ancak dışarıdan verdiği izlenim, tavır ve konuşmaları doğallığından ve prensiplerinden ödün vermediği şeklinde. Belki ünlü olunca ve para kazanınca kısmen değişmiş olabilir. Ama benzer örnekleriyle mukayese edince fazlasıyla mütevazi olduğu kesin. Vefakar ve yardımsever olması da en önemli özelliklerinden. Medya patronu olarak değil hala Acun olarak yoluna devam etmesi ve eski günlerinden taviz vermemesi onu diğerlerinden farklı kılıyor. Bu bile büyük meziyet ve takdire şayan bir özellik.

1428262112851

Mesela hayatının en büyük başarı öyküsü olan Survivor’ ı ele alalım. Bu sene kendi kanalında yaklaşık 4 ay boyunca neredeyse her gün yayınladığı bölümler baştan itibaren ve aylardır tüm ratingleri altüst etti. Sahibi olduğu TV8 kanalı zirveye oturdu. Kendisinden çok daha pahalı ve iddialı programları rating’ de deyim yerindeyse dibe gömdü. Ratinglerde tüm dengeleri altüst eden Acun, parayı bulunca rotasını şaşıran ve şımaranları ratinglerde alaşağı ederek ihtiras ateşlerini söndürürken adeta survivor’ daki gibi mücadelesinin karşılığını fazlasıyla aldı.

Şimdi Survivor’ a baktığınızda geçmişteki BBG (biri bizi gözetliyor) evinin outdoor versiyonunun farklı bir formatı biçiminde ve daha geliştirilmiş hali olduğunu görebiliriz. Eskiden ana haber bültenlerinde dahi konuk edilen ekran yıldızlarını, şimdilerde kimse hatırlamıyor bile! Geride bıraktığımız yıllarda maddi kazancı olmayan katılımcıların ya psikolojisi bozuldu yada geçici şöhretin bedelini ağır travmayla ödediler. Ama Acun ile yola çıkanlar için durum çok daha farklıydı zira çoğu çeşitli kanallarda ve programlarda sunucu, oyuncu, kamera arkası çalışanı vs. oldular. Öyle ki bunların bir kısmı şansını iyi kullanarak medya dünyasında iş, güç ve eş sahibi oldu.

acun-ilicali-survivor

Survivor’ ın ratinglerine bakıldığı zaman kesinlikle Türk halkının büyük ilgisini çektiği ortada. Öncelikle yapılan işin kalitesi belli. Mesela çekimlerin kalitesi müthiş. Özellikle drone’ lar ile yapılan çekimler (gündüz ve gece) çok başarılı, keza müzikler harika, montaj ve kurgu aynı şekilde, sunum zaten başarılı hatta Acun bile her sene daha çok heyecan katıyor olaya. Acun’ un bulunduğu bölümler farklı bir keyif ve heyecanla izleniyor. Ekibin uyumu çok iyi, yarışmalar çekişmeli ve başarılı. Ufak tefek hatalar dışında Acun ve ekibi bu işin profesörü olmuş vaziyette. Artık onun tek sorunu ve önündeki engeli şu; O da kendi başarısı yani bir sonraki sene bundan daha iyisini nasıl yapabilecek ve kendisini nasıl daha da aşacak?

Bu seneki program gösterdi ki yarışmaların ve etapların zorluğu yarışmacıların kesinlikle sportmen ve fit olmasını gerektiriyor. Yada en azından sağlam bir sporcu geçmişi olmalı. Artık yarışların heyecanı ve rekabeti daha çok ön plana çıkıyor. Tabi yarışmacıların fiziki görselliği ve ilave kişisel yetenekleri de seçimlerinde önemli kriter olacak. Keza kamuoyunda tanınan şahsiyetler yüksek rating getirecek vs. vs.

Evet tüm başarılarına rağmen halkın içinden gelen Acun, (Allah’ tan rahmet dilediğimiz) Anne ve Babasını, Babaannesi ve Dedesini çok erken yaşlarda trafik kazalarında kaybederken büyük yıkım yaşamış ve acısını içine gömmüştür. Bir motosiklet kazasında ölümden dönmüş yanındaki arkadaşını bu kazada kaybetmiştir. Bu zor koşullar altında evli, çocuklu ve işsiz kaldığında umutlarını yitirmemiş ve en önemlisi geçmişini yani nereden geldiğini asla unutmamıştır. Tüm bunlar Acun’ u diğerlerinden farklı kılan en önemli özellikleri olsa gerek. İlaveten ekibiyle uyum içerisinde çalışan ve gençlere fırsat veren Acun kendisiyle birlikte yola çıkanları asla unutmayarak klasik patron tavrıyla hareket etmemekte ve ekibini sudan sebeplerle harcamamaktadır. Belki işinin patronu ama oyuncu olarak da bizzat hala sahada yerini almaktadır. İşi bilmeden patronluk yapan ve bilgiçlik taslayanlara özellikle ithaf olunur!…

page_acun-ilicali-dunya-kupasi-maclarinin-hicbirini-yayinlayamayacak_132431821

Acun, medya dünyasını çok iyi tanıyor zira işin mutfağından başlamış. Kimlerin ne düşündüğünü ve ne yapacağını çok iyi biliyor. Dolayısıyla hamlelerini buna göre hesaplayarak yapıyor. Sektör dışından eleman almaktan ve yanında çalıştırmaktan çekinmiyor. Samimiyete önem veriyor. İK’ cılara ve yöneticilere duyurulur. Doğal davranıyor ama kırmızı çizgileri var ve kimseyle ihtiras uğruna çatışma yolunu seçmiyor. Kendi bildiği yolu tercih ediyor ve belki de içinden gelen sesi dinliyor. Risk alıyor ama oyunu ve oyuncuları iyi okumaya çalışıyor. Kişisel ilişkilere ve samimiyete önem veriyor. Para hayatında en önemli şey değil ama yaşamayı biliyor. Para için değer yargılarını kaybetmiyor. Yaptığı işi pazarlamayı iyi biliyor ve elindeki malzemeyi kullanarak farklı mercilerde çok iyi reklam yapıyor. Bu noktada medyadaki bağlantılarını ve çevresini iyi kullanıyor. Sevmeyeni vardır ama seveni çok daha fazla olduğu için Acun adı geçince herkes saygı duyuyor ve şapka çıkarıyor. O televizyonun dahi çocuğu olmayı çoktan hak etti ve alışılmış kalıpları yıktı.

İş ve özellikle TV dünyasında başarılı olmak isteyenler Acun’ un şifrelerini çözmek ve iyi analiz etmek zorunda ancak bu analiz sadece iş dünyasındaki başarısıyla değil kişiliğiyle de ayrıca irdelenmeli. Sonuçta bir markadan söz ediyoruz. Marka olmak öyle kolay değil. Eğer bu kadar zorluk ve rekabet içerisinde başarı varsa buna şapka çıkarılır. Acun’ un en büyük şifresi sadece Survivor programı ve başarısı değil Acun’ un bizzat kendisinin TV dünyamızın asıl kazananı ve gerçek Survivor’ ı olmasıdır.

hd-acun-ilic-084722UD