SİYAH ALTIN

F1 yazılarımızdan hala yararlanabileceğimiz değerli olanlarını yayınlamaya devam ediyoruz. Bu kez konumuz araçların ayakkabıları diye tabir edebileceğimiz lastikler!…

F1′ de geçmişten beri farklı tedarikçilerin tek başına veya birlikte amansız rekabet ettiklerini hep birlikte yarışlarda heyecanla izledik. FIA tarafından izin verildiği müddetçe bu mücadele büyük bir rekabete dönüşerek tur zamanlarında ciddi ve hissedilir azalmalar kaydetti. Hatta bu değişiklik pistlerde tur başına 1 saniye ve üstü mertebesindeydi. 1 saniye için F1 takımlarının nasıl ter döktüğünü bilmiş olsaydınız bunun ne anlama geldiğini düşündüğünüzde bayağı şaşırırdınız?

Dolayısıyla orijinali Ntvmsnbc‘ de yayınlanan aşağıdaki yazımızda tasarımcılara ilham kaynağı olan ve geliştirilmesinde ciddi emekle birlikte büyük bütçe ayrılan F1 lastiklerinden bahsedeceğiz.

16

Siyah Altın

“ Lastikler motor sporlarında kilit faktörlerden biridir ve “ siyah altın ” olarak da adlandırılır… ”

Sürüş özellikleri, motor gücü, aerodinami ve dayanıklılık: Tüm bu faktörler başarıda veya F1’ de zafer kazanmakta belirleyici etkenlerdir. Ancak lastiklerin bu başarıdaki payı çok daha farklı ve önemlidir. Her ne kadar en mükemmel lastiğin pistte tur başına etkisi 1 saniyeden daha fazla olmasa da oluşan avantaj tur sayısı dikkate alındığında yarışın sonunda çok önemli yekün tutar.

F1 yarışlarında lastikler, pilotları damalı bayrağa taşımadan evvel çok aşırı yüklere ve aşınmalara maruz kalır. Tüm Grand Prix pistlerinin en az bir bölümünde pilotlara meydan okuyan korku ve cesaret sembolü şikanlar mevcuttur ki burada otomobillerin hızı ortalama 300 km son süratten, 100 km ve altındaki hızlara düşer. Hatta Monza gibi ultra hız pistlerinde 360 km ve üzeri hızlara bile ulaşılmaktadır. Bu pistlerin frenleme bölümlerinde lastikler en kısa zamanda yavaşlayarak gereken manevrayı sağlamak zorundadır. Bu tür manevralar sırasında lastiklerin üzerine boylamasına 2 ton civarında bir yük binmektedir. Lastiklerden beklenen ise bu yüke dayanmasının yanı sıra oluşan koşullarda maksimum performansı da sağlamasıdır.

11

Lastiklerin otomobille bütünleşmesinde iki ana faktör çok önemlidir:

İlki lastiklerin hamuru diye tabir edilen karışımıdır. Lastik üreticileri bu bilgileri rakiplerinden bir sır gibi saklarlar. Zira lastik karışımları lastik sağlayıcıların en büyük silahıdır. Temelde denilebilir ki lastiklerin hamuru; kauçuk, karbon karası, çeşitli yağlar ve sülfürün uygun sıcaklıklarda ve karışımlarda harmanlanması ile yapılır. Fransız Michelin ve Japon Bridgestone firmaları , F1’ in şu anki lastik sağlayıcılarıdır. Her iki firma yumuşak ve sert lastik karışımlarını sezon öncesi ve sezon dışında sürekli test etmektedirler. Bu iki lastik tipi arasındaki fark ise şöyle açıklanabilir. Yumuşak lastik daha iyi yol tutar ama ömrü kısadır. Dolayısıyla çok da çabuk aşınır. Sert hamurlu lastik ise daha uzun ömürlüdür ama daha düşük bir yol tutuş sağlar ve tur hızı yumuşak lastiklere göre yavaş kalır. Bu nedenle doğru karışımla piste çıkmak ekipler ve pilotlar için çok önemlidir. Yarışı kazanmak yada kaybetmek oluşan stratejinin doğruluğunun veya yanlışlığının bir neticesidir.

İkinci faktör ise lastiğin çalışma sıcaklığıdır ve en az lastik hamuru kadar önem taşır. Ekipler için strateji belirlerken son derece gerekli olan sıcaklık bilgisi yarışlar sırasında köşe bucak rakiplerden saklanır. Hava sıcaklığı, pist yüzeyi sıcaklığı ve lastik sıcaklığı ekiplerin yarış için çözmesi gereken yap-boz oyunlarını andıran bir çalışmadır. Zira her bir lastik hamuru için farklı sıcaklık bölgesi tanımlanmıştır. Bu nedenden dolayı bazen pistin çeşitli bölgelerinde sıcaklık ölçümü yapan uzmanlar görürüz. Uzmanlar bu şekilde doğru seçim yapmak için pistin tamamiyle bir resmini çekerek fikir ve bilgi edinirler. Bazen sadece 1º C yada 2 º C sıcaklık değişikliği lastiğin performansının değişmesine yeterlidir. Öyle ki lastik havası da pist sıcaklığına bağlı olarak değişir. Sıcaklık değişimi lastiklerin aşınmasını veya dayanmasını sağlayarak çarpıcı bir değer taşır. Tabi bu tip bilgiler bizim gibi binek otomobillerinde dört mevsim lastiği kullanan sürücüler için oldukça garip ve detaylıdır. İşte F1’ i sofistike yapan ve motor sporlarının zirvesine oturtan da teknolojisidir.

12

Basitçe denilebilir ki; pist yüzeyi soğuk ve lastik hamuru çok sert ise lastikler pist de kaymaya başlayacak ve otomobilin yolda tutuşu zorlaşacaktır. Lastik şişirilirken 0.1 bar fazla veya düşük hava basılması ve otomobilde kullanılan lastik setindeki (4 lastik) bir adet lastiğin hava basıncının diğerlerinden farklı olması yarış sırasında çok şeyi değiştirir. Böyle bir durumda pilotun en hızlı turlarını atması mümkün değildir ve her turda pilot otomobilini yolda tutmakta oldukça zorlanacaktır. Çoğu pilot yarış sonrası lastiklerinden şikayetçidir. Zira en az bir lastiğin diğerlerinden farklı nitelik taşıması limitlerde giden pilotların performansını etkiler. Mesela lastikleri çok aşınan vaya herhangi birinde sorun yaşayan pilot yarışa devam ederse otomobilini pistte tutmakta zorluk çeker ve zaman kaybeder. Pit’ e girerse de daha fazla zaman kaybedecektir ki ortalama 30 saniyedir bu ama belki yeni set lastiklerle tur sayısı elverişliyse rakiplerini zorlayabilecektir. Dolayısıyla pilotun ve ekibin yarış içinde iki ucu da keskin bir cenderede soğukkanlı ve doğru kararı vermesi gerekir.

Bu nedenledir ki lastiğin ideal çalışma sıcaklığına getirilmesi çok önemlidir. Bu sıcaklık 100 º C’ ye kadar uzanır. Yarışdan hemen evvel lastikler özel ısıtıcılarıyla 60 ila 80 º C’ ye kadar ısıtılır. Hatta bu ısıtıcılar biraz da elektrikli battaniyeyi andırır ve yarış tam başlayacakken teknisyenler bunları çıkartır. Genellikle bir F1 lastiğinin ömrünün 150 km civarında olması umulur. Tabi ki bunu etkileyecek faktörler lastiğin hamuru, sıcaklık ve şüphesiz ki pilotun sürüş stilidir. Yani aynı binek otomobillerdeki gibi aşırı agresif otomobil kullanımı, fazla frenaj, otomobili aşırı kaydırma, patinajda kalma vs. gibi faktörler lastiğin ömrünün pilot tarafından azaltılan etkisidir. Diğer taraftan riske girmeden ama rakiplere göre zaman kaybını göze alarak sakin bir pilotaj lastiğin ömrünü kuşkusuz çok daha artıracaktır. Yine de ortalama 300 km’ lik bir Grand Prix yarışında en azından bir set lastik (4 adet) değişimi yapılması gereklidir.

13

İşte bizim sadece pilotu ve otomobili ekranda gördüğümüz F1 yarışlarında aslında geride performansı etkileyen çeşitli faktörler vardır ve bunlardan önemli biri de lastiklerdir. Çoğumuz binek otomobillerimizde kullandığımız lastiklerin diş kalınlığını takip etmekte, ağırlığa ve yola göre hava basıncını ayarlamakta, hava şartlarına göre lastik tipini belirlemekte dikkatsiz davranırız ama tüm bu faktörler bizim ve çevremizin hem güvenliğini hem de ekonomimizi doğrudan etkilemektedir. Bilinçsiz lastik kullanımı ise daha fazla yakıt tüketimi, daha çok kaza riski ve bütçemize ekstra külfet olarak ortaya çıkacaktır. Biz de bu gerçeği laf olsun diye söylemiyoruz tabi ki !… F1 gibi uçlarda gezinen bir teknolojinin etkileyici parametrelerinden bahsediyoruz. Sonuçta yarış kazanmak veya kaybetmek de akıllı olmaya bağlı değil mi ? Tüm F1 severlerin bu vesileyle otomobillerindeki lastiklere daha fazla özen göstermesini diliyoruz.

Kaynak: http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/221915.asp

Advertisements

One Reply to “SİYAH ALTIN”

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.